Bazı müzik geleneklerinde klarnetten beklenen şey temiz bir ton değil, konuşmaya benzeyen bir söyleyiştir. Doğu Avrupa kökenli klezmer dili bunun en tanınan örneklerinden biridir ve klarnet bu dilin merkezindeki çalgıdır. Bu söyleyişin teknik karşılıkları vardır.
Birincisi kaydırmalardır. Notalar arasında kesin geçiş yerine kayarak ulaşılır; bu, açık delikli bir çalgıda parmak kaydırmasıyla üretilir.
İkincisi süslemedir. Ana notanın çevresinde hızlı ve kısa hareketler, cümleye konuşma ritmi kazandırır.
Üçüncüsü ton bozmadır; bilinçli olarak sıkılan ya da gevşetilen bir ses, ağlama ya da gülme etkisi üretir.
Dördüncüsü zaman esnekliğidir. Cümleler metronomik değildir; hızlanır ve yavaşlar.
Kursiyer açısından bu dil, ton denetiminin sınırlarını genişletir. Klasik icrada kusur sayılan pek çok ses burada bilinçli bir araca dönüşür.
Bu nedenle iki dili birlikte çalışmak, ton bilincini belirgin biçimde geliştirir. Derslerimizde farklı gelenekler, ton dağarcığını genişleten çalışmalar olarak programa dahil edilir.